Anadolu da demir atlı bir alp…

Tur boyunca ne zaman  soluklanmak için bir çeşme başında veya bi tepede duraksadığım vakit,ufka dalıp düşünürken bulurum kendimi…Bizi biz yapan

kültürün yeşerdiği bu topraklarda daha başka sevmemize sebep olan ulemaların,ozanların ,ustaların,sanatçıların,yazarların,komutanların ve saçında kınayla askere evlatlarını yollayıp  cepheye koşup mermi taşıyan anaların yetiştiği bereketli toprağıyla coğrafyasıyla bize kucak açmış yar olmuş Anadolu bizi biz yapmış.İnsan doğasının en hayırlı özellikleriyle barınmış buradaki insanların hoşgörüsü misafirperverliğiyle  vazgeçmeyişi,hikayelerinin hiç bitmeyişi toprağının bereketi…

Çoçukken ailemle dedemlere gitmek için uzun bir yolculuğa çıkmıştık .Yol üstünde bir düzlüğe kilim atıp kahvaltı yapmaya niyetlendik.Asabi bir şekilde napıyorsunuz burada diyerek  bizleri evine kahvaltıya davet eden amcayı hatırladım.O sofra hala gözümün önünde yaşadığım şaşkınlık o tedirginlik nasıl bir ferahlığa yelken açmıştı…Dedem eski dönemleri  anlatığı zaman hep can kulağıyla dinlerim,bizim ev han gibiydi der,misafirlerinin eksik olmadığından bahseder…Kalay çekmek için gittiği köylerden,yaylalardan yayan vardığı şehirlerden,kentlerden bahseder sonra çektiği yokluğa değinirdi.Hem dedem hemde anneannemden dinlemişimdir,yokluktan dağdaki armutu kurutup un yapıp  o unla  ekmek yaptıklarını.Her seferinde Ne kadar his dolu maneviyat dolu hikayeler  dinlediğimi fark ederim.Dedemin dik temiz ahlaklı duruşunun nedenini uzaklarda aramaya gerek olmadığını Atasından böyle gördüğünü anlarım.Atamızın at sırtında cenk ederek bedel ödeyerek Anadolu yurt edinmesi havadan sudan bir hadise değildi elbet  aklıma Diyar-ı Rum’da Malazgirt’de Sultan Alparslanımız nizam-ı alem için kefen giyip bu toprakları devlet edindiğin söylediği söz gelir ”SİZİ ÖYLE BİR VATAN ALDIM Kİ EBEDİYEN SİZİN OLACAKTIR”

Kış başlangıcında yetersiz ekipmanla canla başla bozkırın yoluna düşme arzum yaşadığım bu özlemdi bizlere yurt edilen coğrafyamızı,yurdumu tanıma hasretimdi.Geçen sene  ecdadımıza olan minnet duygumuzu göstermek için  bisikletle Çanakkale’ye gittiğimizde yol üstünde karşılaştığımız amcaların yolunuz açık olsun bizden de dua götürün demeleri,gözlerimizin dolmasıyla yaşamımıza güçlü bir anlam yüklemişti bu durum vazifemizin ne güçlü olduğunu hatırlatmıştı bizlere.Karamanda sabahın köründe yola koyulduğumda meydandaki Kazım KARABEKİR’in sözlerini anımsadım ”Benlik,milletin rüştü demektir.Benliksiz millet göçtü demektir” .

Yaşantımızın bütün bölümünde Anadoludan çıkaracağımız ve unutmamamız gereken bir çok hikaye vardır.Anadolunun türküleri vardır…

Ecdadımızın vermiş olduğu mücadele ve bizlere emanet ettiği bu vatan için minnettarız. Bizlere emanet ettikleri bu kutsal toprakların birer askeriyiz ve bununla gurur duyuyoruz.

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi

             Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir…

Geçmişine fener tutmadan geleceğini aydınlatamazsın.Anayurdu merhametli toprağıyla geri çevirmeyen Anadoludan selam olsun…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: