18Mart 2016 Antalya-Çanakkale Şehitlere Saygı Bisiklet Turu(2)

 

Geçen yılın ardından tekrardan Çanakkaleye gitmeyi hayal etmek kaçınılmaz bir hayaldi benim için.Kolları sıvamak için hiç tereddüt etmedim.

Not:Mavi yazılar bilgi,Kırmızı yazılar bütçe ile alakalı

11.gün (1029 x 665)

Bu sefer rotayı biraz daha kapsamlı bir hale getirme çabasıyla imkansızlıklara  aldırmadan,adamlar sponsor bulmuş,bu adamlarda bulmuş seslerinin uzağın da kendi çapımda yola düşme gayretindeydim.Bu sefer tek çıkmam gerekti  geçen senki ekipden 2asker bir de sınav maduru vardı.Bende haftalar öncesinden şirkete gidip ücretsiz izin talep ettim benim adımı sanımı hatırlamayan departman müdürünün ücretsiz almamı seviç göz yaşları eşliğinde hor görür biçimde sahte bir çerçeve içinde karşılayıp içerisine özenle seçilmiş küresel patron konuşmaları ekleyip en iyisini ben bilirim edalarıyla atmaya çalıştığı nutuklar ve bunun üstüne kendini zincirin en değerli halkalarından biri gibi hissettirmeye çalışması heveslerimi biraz hırpalamış olsada…

IMG_6337 (1152 x 768)

Bu konuşmaları aldırmadım.Şimdilik ben en öyle zannediyordum.Çadırın için de bir gece acayip sardım bu muhabbette.Böylece tur içinde bu duruşun ciddi anlamda piskolojimi bozacağından haberim oldu.Benim dünyamda bu durum tüm olup biteni anlatma çabam;suskunluğumun tahliye olacağı günü bekleyen günler ,bunun hasretiyle ilerliyen bir iş yaşantısıydı sadece…aldırmadığımı zannetmem ah ulan ah dememe müsade etmiyordu şimdilik.

IMG_6506 (1013 x 1520)

Gayem konuyu dağıtmak değil aslında hikayenin bu kısmı mühimde bu zaman zarfında ilgi çeken bir konudan bahsetmiş olmamam,yazının uzun olduğunu akıllara getirmesi ve gezi yazısında tasvirlere çokça ver vermem, yazıyı ıssızlığa ittiğimin farkındayım.Bundan sonrası bir elin parmaklarını geçmeyen okuyucuların dağıldığı muhtemelen babam ve Hasan yiğit kardeşimn atlayarak okuyacağı kısımlar işte tam da burada başlıyor.Ben yola 80lirayla çıktım.İmkansız değil bu paraya bu turu tamamlamak yalnız konfordan ödün vermemize sert kış şartları müsade etmiyor.10 adımda 1 liraya gezdim diyemiycem.Ya da istifa ettim beleşe yola çıktım herkez yemeğini paylaştı sonra çalıştım para kazandım gibisinden bir öykü değil bu.Yanlız bir ara yolda iki lira buldum onun sayesinde o gün param tam yetişti süt,makarna,ekmek aldım bunları alırken bir yandan çadır havalanıyordu çünkü dün yoğun yağmur yağışı altında toplamıştım çadırı  ve hala acayip yağmur yağıyordu çadırı çardak gibi bir yere kurdum ıslaklığı gitsin ümidiyle.

IMG_6486 (1013 x 1520)

O 80lira  ise beni 8gün idare etti 50 lirası pansiyona gitmişti 4.55liram kaldı 25.45lirası market  masrafıydı  sadece8.gün abimden telefonla utana sıkıla para istedim umarım onu zor duruma sokmamışımdır benim açımdan çok hora geçti Allah razı olsun.Aslında bu tur bir yandan 200lirayla olan bir mücadenin 2.evresiydi…Hikaye bu kısmıyla  farklı bir yaşamı,dokuyu barındırıyor derinliklerin de.Bu tam netleşmiş bir hikaye değil günü gelince anlatmak isterim hayalleri sömüren aslında hacı abinin buna fırsat vermediği 1 yıldır harcamadığı bir meblanın hikayesi.

IMG_6528 (1152 x 768)

Başta Annem ve Babam olmak üzere manevi desteğini hissettiren herkezden Allah  razı olsun.Ejdadıma olan sevgi ve minnet duygu göstemek için çıktım yola..

Önce müsli,burçak yulaflı,çıkolata,bimden cevizli sucuk,kek,bir kaç çeşit çikolata bi milyoncadan elektrik batı aldım.Babam ve Annemin haberim olmadan aldığı fındık ve badem ileYarın yola çıkabilirdim.o badem ve fındık beni 8 gün iyi bir şekilde idare etti.Ekmek,su,badem veya fındık benim bir öğümnüm oldu.

G0066765 (1000 x 750)

1.GÜN

7mart 2016 günü sabah saatlerinde yola çıktım.Karacaören üzerinden Kovada gölü yoluna girip ordan Eğirdire ulaşıp göle karşı çadır atmaktı niyetim hedefim 140kmeye yaklaşan bir yol.Güneşin ilk gün yoluma yoldaş olması iyi çok iyi…

G0116815 (1000 x 750)

Ağaçlara sıkı sıkı sarılmış sarmaşıklar,akan sular,sık ormanlar,ötüşen kuşlar envayi çeşit canlıyı görme ihtimalimin uzayıp gittiği bi gün ve günler başlamış oldu böylece.Yolda harley davidson sahibi bir motorcu abiyle tanıştım zamanın da bisikletiyle avrupa turu yapmış epey konuştuktan sonra vedalaştık.Rakım olarak epey yükseldiğim bir ara sürüye denk geldim.Bana havlamayan 2köpek ile yokuşu beraber çıktım.Çeşmede su içerken onlarda akıntıda su içtiler…Hava kararmaya yakın iyi bir perfonmasla gün batımına Eğirdire vardım.Bu performası diğer günler hep anımsayıp günün en verimli yolunu son saatlerde almama teşvik ediceğindende habersizdim.Bakkaldan 2liraya bir ekmek aldım.Normal ekmekten büyk acayip lezzetli.Isparta ekmeği

2.GÜN

G0246920 (1000 x 750)

Yoğunca rüzgarlı geçen bir gecenin ardından dingin bir sabah

IMG_6385 (1152 x 768)

Bugünkü hedef Şuhut.Gölün Barla tarafından geçip epeyce gideceğim,manzarasının şahane olacağını düşündüğüm ve beni,bu konu da mahçup etmiyceğine inandığım,göl ile içli dışlı bir yol umuyorum.

IMG_6387 (768 x 1152)

Sabah merkezdeki fırından 2simit alıyorum 2lira.Çeşme başın da  su stoğu yapıp pedal çevirip bir yandan ise manzaraının eşsiz güzelliğini seyre dalıyorum.Etrafta çiçek açan ağaçlar mevcut.

IMG_6389 (1013 x 1520)

Zirvelerinin karlara ev sahipliği yaptığı dağlar çevreliyor gölü…

IMG_6390 (1013 x 1520)

Göl uzaklaşıyor ya da ben uzaklaşıyorum…Önüm de 10km yakın bir yokuş var.Dümdüz bir yol ve suyum bitti çeşme yok.

IMG_6406 (1152 x 768).jpg

İlkokul da satranç oynarken hocamız baktığınız açıyı değiştirin böylece göremediğiniz şeyleri görebilirsiniz demişti ”Ayağa kalkın yukardan bakın yandan bakın” diye eklemişti.Aslında üsteki fotoğrafta baktığım yer geldiğim yol.Yokuşu çıkana kadar sırtımı döndüğüm bir manzara.

IMG_6404 (1152 x 768)

Yol…

G0437145 (1000 x 750).jpg

yokuşun ardından bir çeşme yakaladım.Hemen aşağıda köy var top sahasına çadır atılırdı ama günün son ışıklarından da yararlanma niyetindeydim.Şuhuta varamıycağım belirginleşmeye başlamıştı.Bir anda patates çuvalları görmeye başladım.Karaadile yaklaşınca markette durdum süt almak için 2.75tl.Aslında durduğum yer Cami çimenlik park var mescitte var.Ordan yürür giderim diye düşündüm içerdekilerle epey konuştuk çay ısmarladılar.Nereye çadır atarım buralara at bişey olmaz mescite git dediler.İçlerinden biri bi isim söyledi ona soralım dedi.Kafamda bir tip belirdi göbekli bıyıklı bir dayı tembel hareketler içerisinde.Soralım abi ulaşmaya çalıştılar ulaşamadılar.Soralım dedim bazen rahatsız oluyolar alışkınım dedim abi önden gitti sordu.Adam kafamdaki tiple örtüşüyor.Şu cümle eşliğinde belirdi merdivenlerden

-Benim evet demem önemli değil Karayollarının izin vermesi gerekmezmi.Benim izinim geçirliği olmaz değülmü

kafamdan geçenler sadece kafamdan geçti.Yalnız bulunduğum yer ufakça bir kasaba yol kenarı bende yolcuyum.Öyle izin belgesi istenilecek bi durum yok zaten bu toprağa sahp çıkıcak olan bizleriz karayolları değil .Hava kararmak üzere

– problem değil iyi günler çay için Allah razı olsun abi eyvallah.

Hızlıca şehir dışına pedalladım.Bu nedir her yer tarla terkedilmiş bağ evi bulmalı derken.Uzakta top sahası gördüm toprak zemin çok iyi hem kasabanın dışı hemde eğlenceli olur.Kaleyi cepheden gören bir yere çadır atma fikri neşelendirdi beni.

G0447156 (1000 x 750)

Ozaman dalga geçilen lise gülüşümü kondururum.

Akşam yemeğim müsli sabah için de bir simitim var.Etrafı tel örgülü sahanın sadece kapsı açık  köpek sesleri var,tahminimce buraya gelmezler.Adete söküp aldım dayıdan bu kamp yerini.ŞİMDİ ONLAR DÜŞÜNSÜN.

IMG_6414 (1152 x 768).jpg

3.GÜN

Bulunduğum rakım 1100 civarı bugün Kocatepe ye çıkacağım 1874rakım .

Milli Parka varıyorum.Güzel bir yol yine bir dere eşlik ediyor.

G0547238 (1000 x 750).jpg

Yokuşu çıkarken aşağı da selamlaştığım motorlu amca beni durduruyor gel soluk al diyor eliyle oturcağım taşı gösteriyor tam yokuşun dik olduğu kısım.Yokuşa kaptırmışken durmaya niyetlenmem  yalnız bu gibi durumlarda durmak gerek.Amcanın adı Halil işte ben bu yüzden yollardayım.

-zor olmuyormu biraz soluklan bisiklet koy şura bişeycik olmaz

-kaçıp gitmesin yokuş aşağıya

-kaçsın motorla yetişiriz ne olacak

diyor gülüşüyoruz.

G0557247 (1000 x 750).jpg

uzunca bir sohbet kısacık bir zaman da gerçekleşiyor.Kafamda cenk ettiğim bir çok soru bu sohbette kırılıyor.Allahım bizleri iyi insanlarla karşılaştır duasının karşılığı bu olmalı şükürler olsun.Halil amca bisikletli olmamdan rahatsız değil hak veriyor.Kendisinin arabası olduğunun ama motoru kullandığını  söylüyor.Burda çobanlık yaptığınıdan bahsediyor.Sana nasihat ediceğim diyor beni yanlış anlama.Şimşekler çakıyor zaten kafam da.

Israrla evine davet ediyor karanlığa kalmamam gerek.Anadolu burası diyor.Anadolu usulü ne var ise birlikte paylaşırız…

G0557256 (1000 x 750)

Ben seni aşağıda görseydim salmazdım çayımı içerdin diyor.Aşağıda eskiden değirmenler olduğunu söylüyor şimdi yoklar diyor.Gelirken gördüğüm ağaçların orada Mustafa Kemal komutasındaki askerlerin gece vakti Kocatepe çıktığını Orda topal bir değirmenciden Atamızın su istediğini sonra bahşiş verdiğini söylüyor.Ben kumar bilmem ama diyor Mustafa Kemalin burada kumar oynadığı ve Kılıcıyla Yunan ordusunu ikiye böldüğünü söylüyor.bunlar kesin bilgidir sen aktarıcaksın diyor.Asker ve mühimmiatta kıyaslaması yapılırsa kumar bile daha garanti aslında bu hareket bu toprağın insanınai özgü bir tutum.

IMG_6425 (1152 x 768)

TÜRK VATANINI EBEDİ ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞTURAN BÜYÜK TAARRUZ
26 AĞUSTOS 1922 SAAT 04:30

20 Ağustos 1922 saat 16:00 Akşehir’ de toplanan komutanlar 26 Ağustos’ da Büyük Taarruza karar verdiler. Başkomutanlık Karargahı 24 Ağustos günü Akşehir’ den Şuhut’ a geldi. 24 Ağustos gecesi Kocatepe’ ye hareket edildi. Aynı gece 30 Mehmetçikten oluşan öncü birlik ve muharebe birliği Kocatepe’ ye çıktı. Başkomutan ve diğer komutanlar için siper ve gözetleme çukuru ve irtibat mekanı hazırladılar. 26 Ağustos gecesi Büyük kalecik köyü arka eteklerinde ayaklarına keçeler sarılmış merkep, katır ve atların üzerinde bazen yaya olarak Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, 1. Ordu Komutanı Nurettin Paşa 12 subay ve 35 erden oluşan karargah sabaha karşı Kocatepe’ ye ulaştı.

26 Ağustos 1922 sabah 04:30′ da planlanan Büyük Taarruz yoğun sis nedeniyle saat 05:00′ de Topçu atışıyla başladı. Düşmanın yıllarca uğraşarak yaptığı tel engeller 2 saat içinde parçalanarak aşılmış 27 Ağustos 1922 saat 17:30′ da Afyonkarahisar düşman işgalinden kurtulmuş ve Başkomutanlık Karargahı Afyonkarahisar’ a taşınmıştır.

Büyük Taarruzla başlayan büyük kükreyişle düşman Anadolu’ dan kovulmuş ve Türkiye Cumhuriyetinin temelleri atılmıştır. Türk ulusu ebediyen özgürlüğüne kavuşmuştur.

Yüce Kahramanları Minnetle Anıyoruz.

 

G0627323 (1000 x 750).jpg

 

Kocatepe, Anadolu’nun ve Türk Ulusu’nun kurtuluşunu sağlayan Büyük Taarruz’un 26 Ağustos 1922 tarihinde Başkomutan Mustafa Kemal tarafından başlatıldığı, sevk ve idare edildiği yerdir. Coğrafi yapısı itibariyle, Afyon ve Sincanlı ovalarına hakim bir tepedir

blog (1152 x 768).jpg

Çeşme başları dnlemek için en ideal yer.Bulunduğunuz vakitin sesini duymamıza olanak sağlıyor.

G0657371 (1500 x 2000).jpg

27 Ağustos 1922 sYüzbaşı Agâh Efendinin şehit olduğu Kurtkaya Tepesi

“Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922 günü sabah 04.30’da başlamış ve iki saat içinde düşmanın bütün tel örgüleri parçalanarak gün doğmadan zaferin ilk ışıkları Anadolu’da parlamaya başlamıştır. Başkomutanlık Karargahı’nın bulunduğu Kocatepe’ye tek geçit yeri olan Kalecik ve Kurtkaya bölgeleri Türk ordusu için çok önemli idi ve düşmandan bir an önce alınması ve düşmanın yok edilmesi görevi 12. Tümen 36. Alay 6. Bölük Komutanı 24 yaşındaki Bayburtlu Yüzbaşı Agâh’a verildi. Yzb. Agâh, emrindeki 150 Mehmetçik ve Sinoplu Üsteğmen Feyzullah ile beraber 2500 kişilik düşman tümenine saldırarak büyük bir savaşa başladı. 26 Ağustos öğleden sonra başlayan çarpışmalar 27 Ağustos öğlene kadar sürdü. Düşmanın içine kadar dalan Yzb. Agâh onlara ağır kayıplar verdirerek batı istikametine kaçmalarını sağladı. Büyük bir takviye alan düşman birliği ile çarpışırken Yzb. Agâh; 100 Mehmetçik ve Üsteğmen Feyzullah ile birlikte şehit düştü. Geriye kalan 50 Mehmetçik ve gelen takviye kuvvetlerimizle düşman bu vadi içinde tamamen yok edildi. Kahraman Yüzbaşı Bayburtlu Agâh Efendi ve arkadaşlarını minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.”

G0667378 (1000 x 750)2 bisikletli orada yaşayan çoçuklarla karşılaşıyorum.Çoçuklarla kısa bi sohbetin ardından uzaklaşıp usulca onları izliyorum.Ejdadımıza ziyarete giderken çoçuklarla rastlaşmak çok umut verici sonra çoçuk Agah Yüzbaşımızın mezarının yanında ki bayrağımızı öptü diğeri resmini çekti sonra yer değiştirdiler…

 G0647361 (1000 x 750).jpg

Afyona kadar epey iniyorum Bimden alışveriş yapıyorum 12.80tl.Şehir içinde nasıl Kütahya yoluna çıkacağımı sorarken bir bisikletçi gençle karşılaşıyorum.Uzun uzun sohbet ediyoruz bana eşlik ediyor.Çadır kurabilceğim alanları arıyoruz çok yardımcı oluyor sağolsun ama uygun bir yer bulamıyoruz.Özdileği geçince sağda ağaçlık bir tarlayı gözüme kestiriyorum.500-600metre içeri girip çadır atıyorum.Yemek yiyip yatıyorum.Yatarken ağzımdan dökülen sözler.

-Napıcam la ben 24 yaşına girmek üzereyim hiçbirşeyim yok kurduğum hayallerden başka.henüz düzgün bir işim yok hiçbirşeyim yok bu hayatta beni önce birey sonra aile reisi yapacak napıcam la ben,bittim hiçbirşey alamıyorum iki saat hesap yapıyorum alım gücüm yok it gibi neden çalıştım bütün yaz.Yine olsa aynısı yaparım.

4.GÜN

G0717431 - Kopya (1000 x 750).jpg

Ve sabah yağmur eşliğinde uyanıyorum acayip seri davranmama rağmen rüzgar ve artan yağmur sebebiyle herşey ıslandı 500-600 metre içeri girdiğim tarla çamur deryası ilk  benzinciye atıyorum kendimi  heryerim ıslak zaman zaman gülüyorum.Rüzgar da mevcut.Bu arada bisikletin heryerine çamur sıkışmış çamur ile çevrelenmiş çoğu yeri.Telefondan 1 saat sonra yağmurun azalacağı öğreniyorum bu süre zarfın da ayaktayım ıslak ve rüzgar üşüyorum.Defalarca bisiklet yere düşüyor bazen yakalıyorum bazen seyrediyorum.Yağmur dinince yola çıkıyorum.

G0727437 - Kopya (1000 x 750).jpg

Ayaklarım acayip üşüyor giderken yanlış yolda olduğumu farkediyorum geri dönmem ters olacak ilerde Altıntaş sapağından geri dönecem 40km bi fazla km yapmış olacağım.Altıntaş sapığına döndüğümde önümde 40km bir yol karşıdan esen çok şiddetli bir rüzgar saat öğlen ama akşama anca varırım .Rüzgar çok şiddetli.Yol üstü Zafer Anıtı,Sancaktepe ziyaret edeceğim yerler.Dumlupınar Şehitliği yarına kalır .Hava kapalı ara ara yağmur yağıyor.Rüzgar bu zamana kadarkilerin en serti.

G0737451 - Kopya (1000 x 750)

ZAFER ANITI

Çatılmış Silahların Uzaktan Görünüşü Veya Alev Alev Meşale Hissini Uyandıran Zafertepe Çalköydeki Zafer Abidesi, Asıl Manası İle Kurtuluş Savaşını ve Türk Milletini içte ve dışta meydana gelebilecek kötü tesirlere karşı er geç birleşerek zafere gidebileceğini temsil eder.

(Anıtı bir küll olarak meydana getiren değişik yöndeki üçgen bloklar:milletimizi.yakın ve uzak milletlerin göstermeye hazırladıkları haksızlığa feveranını iç ve dıştaki düşman kuvvetlerinin mukabil hareketlerini ve çeşitli mücadelelerden sonra.bütün milletin tek vücut halinde birleşerek kazandığı 30 ağustos zaferini canlandırır ve gelecek nesillere:

türk milletinin içte ve dışta meydana gelebilecek kötü tesirlerekarşı.er geç birleşerek zafere gidebileceğini sembolize eder.)

 

”Bir Memleketi Zabt İle İşgal Etmek O Memleketlerin Sahiplerine Hakim Olmak  İçin Kafi Değildir.Bir Miletin Ruhu ZapT Olmadıkça,Bir Milletin Azim Ve İradesi Kırılmadıkça,O Millete Hakim Olmanın İmkanı Yoktur”

Mustafa Kemal ATATÜRK

ZAFERTEPE karşı tarafın da ise YÜZBAŞI  ŞEKİP  EFENDİ  ŞEHİTLİĞİ var.

Altıntaş İlçesine bağlı, Zafertepeçalköy Beldesindedir. 29 Ağustos 1922 günü 14. Süvari Tümeninin 3. Alayı, 2. Bölük Komutanı Yüzbaşı Şekip Efendi, bölüğünün başında büyük bir cesaretle, çevre savunmasında bulunan 20 keşif düşman grubunun içerisine saldırarak 2000 kadar düşman askerini esir alır. Derinliklerde bulunan düşman toplarını ele geçirmek üzere hücuma geçtiğinde bir kısım askeriyle birlikte bu bölgede şehit düşer.

IMG_6447 (1013 x 1520).jpg

Atatürk, 31 Ağustos 1922 günü muharebe meydanını gezerken şehitler arasında düşman topçu mermisinin açtığı çukura gömülmüş bir sancaktar görür. Bu aziz şehit, toprağın üstünde katılaşmış kolu ile sancağı dimdik tutmaktadır. Manzara karşısında duygulanan Başkomutan, savaş sonrasında yapılacak Şehit Asker Anıtı için bunun sembol alınmasını emreder.

IMG_6450 (1013 x 1520).jpg

Atatürk, 30 Ağustos 1924 günü anıtın temel atma töreninde yaptığı konuşmada, bu Anıtın taşıdığı anlam ve önemle ilgili olarak; ‘‘Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyetinin temeli burada sağlamlaştırıldı, ebedi hayatı burada taçlandı.  Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçuşan şehit ruhları, Devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır. Burada temelini attığımız ‘‘Şehit Asker Abidesi’’  işte o ruhları, o ruhlarla beraber gazi arkadaşlarını, fedakâr ve kahraman Türk Milletini temsil edecektir. Bu Abide Türk Vatanına göz dikenlere, Türk’ün 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, cesaretini, kudret ve iradesindeki şiddeti hatırlatacaktır.’’tarihi sözünü söylemiştir.  

IMG_6434 (1152 x 768).jpg

çadırı kurabilecek tente altı bir yer buldum çadırı açıp havalandırdım ıslaktı çünkü..o arada marketi süt,makarna,ekmek almaya gittim.Yolda bulduğum iki lira sayesinde param tam yetişti 5.25tl .bakkaldaki gencin bana öyle bir bakışı var üstüm başım sarılı ve ıslak suratım kavruk hareketlerim garip herşeyin fiyatını soruyorum bütün gün rüzgarla dövüşmüşüm gün sonu garip bir sevinç hakim suratımda bu arada yağmur şiddetli bir şekilde yağmaya başladı makarna ve ekmek akşam yemeğim oldu

5.GÜN

Sabah kalkıp müslü yaptım

IMG_6435.jpg

Dumlupınar meydanı ardından Dumlupınar Şehitliğine geçtim

G0797490 (1000 x 750)

26 Ağustos 1922 Afyonkarahisar Dumlupınar Meydan Muharebesi ve onun son devresi olan 30 Ağustos Muharebesi Türk tarihinin en önemli bir dönüm noktasını teşkil eder. Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk Devletinin ve genç Türk Cumhuriyetinin temeli burada sağlamlaştırıldı. Ebedi hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları bu semada uçan Şehit ruhları Devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi koruyucularıdır. Bu büyük Meydan Savaşında Şehit düşen evlatlarımızı rahmetle minnet ve şükranla anıyorum.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

IMG_6442 (1013 x 1520)
1912 yılında oğlu Mehmet 8 yaşında iken askere giden Çetmili Kara Ali Çavuş’un hikayesini anlatır. Balkan Savaşına giden Ali Çavuş sırasıyla Galiçya,Hicaz,Yemen ve Kafkasya’da cepheden cepheye koşarak 11 yıl köyünden ve ailesinden uzak kalmıştır. Milli Mücadele başlayınca da doğu cephesinden Kurtuluş Savaşına koşmuştur. Dumlupınar’da Başkomutanlık Meydan Savaşında 19 yaşındaki Alay Sancaktarı Mehmet Onbaşı ile karşılaşır. Mehmet Onbaşı onun 11 yıl önce köyünde bıraktığı oğludur. Baba- oğul’un sevinci çok kısa sürer,31 Ağustos günü Kara Ali Çavuş oğlunun kolları arasında şehit olur. Oğlu Mehmet ise 9 Eylül’de İzmir’e giren birliğin başında şehit düşer. Bronzdan yapılmış bu ikili heykel de genç oğul şehit babasını kucağında taşımaktadır. Anıtın altındaki mermer kitabede ise bu hikaye anlatıldıktan sonra “Yüce kahramanları minnet ve şükranla anıyoruz” denilmektedir.

Dün 4saat civarı alıdğım rüzgalı yolu bugün ise 2saate yakın bir sürede tamamlıyorum.Kütahya üzerinden devam ediyorum.Kütahya merkezde uygun fiyatlı olduğu için Öğretmenevine uğruyorum üstümü başımı kurutur duş alırım diye yer olmadıklarını söylüyorlar.Aslında olmaması daha iyi oldu benim açımdan.Yola devam şimdi ise kafam da çoçukken geçtiğimiz Kütahya yolu.Gölün etrafın da mescit olduğunu anımsıyorum.Göle yaklaşmak üzereyken güneş batmaya yelteniyor.Gene ısrarla günün en verimli pedallarını ceviriyorum bingo çoçukluğum beni yanıltmadı mescit var dıştan hafif bakımsız görünsede içine girince gül kokuları ruhumu ferahlatıyor sanırım huzur böyle birşey çantaları çıkırıp çeşme başında bisikleti yıkıyorum çamurlardan arınmalı.İlk burada saçlarımı yıkıyorum.Ocağımla çorba yapıyorum dedim ya huzura teslim oldum üstüne bir de çay yapmaya üşenmiyorum

IMG_6459 (1152 x 768).jpg

Mescitte yatarken hayal kuramadığımı farkettim…Çünkü ben hayalimin içindeydim

6.GÜN

Bugün İnönüye gelmeden Söğüt yolana girmeliyim.Şarz az.Yalnız o sapağı kaçırdım neden çünkü tabelada başka birşeyler yazıyoR yol gene uzadı bak.Bozüyükte 2simit alıyorum 2lira.ve yokuş çıkmaya başlıyorum bata çıka gidiyor yol yalnız yol güzel.Epey yokuşların ardından Söğütteyim.Ertuğrul Gazi Türbesine uğruyorum yaklaşırken Türbenin bahçesindeki çimenlerde çoçukların koşuştuğunu görüyorum.Bu çok etkili bir his Türbeyi girince Ertuğrul Gazinin yakınları Alplerinin mezarının olması ne denli güçlü bir aile olduklarını hissettiriyor.

G0867563 (1000 x 750)

Ertuğrul Gazi  (ö. Söğüt), 13. yüzyılın ortalarında Oğuzların Kayı boyunun lideri ve Osmanlı Beyliği‘nin kurucusu olan Osman Bey‘in babası. Osmanlı imparatorluğunun temelini atmıştır. 1280’li yıllarda ölen Ertuğrul Gazi’nin oğlu Osman Bey, Osmanlı devletini kurmuştur.

Türbenin içinde pencerelerde kurşun izleri var Kurtuluş Savaşında kaçan Yunanlılar tarafından yapılmış.Buradaki his bütün yorgunluğumu umursamama fırsat vermiyor bütün günümü burada bahçede oturarak bekleyebilirim.

sasdadsa (1000 x 750).jpg

Geldiğim yoldan mı yoksa Eskişehir yönünden yuvarlak yapıp gitsemmi diye düşünüyorum.Gelidğim yoldan dönmemek adına diğer yolu seçiyorum epey yokuş çıkıyorum.Bir ara göl beliriyor sağ tarafımda buraların doğası çok iyi uzun bir yolun ardından Eskişehir-Bozüyük yoluna çıkıyorum Bozüyük e 22km var  hava karardı kararacak.Pedallara yükleniyorum.Bozüyük e varıyorum karanlıkta acayip yorgunum.Bulduğum ilk otel,pansiyona sorucağım  yorgunum bütün gün eğimli yollardan geçtim.6gündür duş almıyorum.50liraya bir yerde kalıyorum kahvaltısı var.Bime gidip makarna süt çikolata bisküvi alıyorum 5.05TL 3TL ye lastik kanca alıyorum. Duş alıp makarna yapıyorum ardından uyku.

7.GÜN

Sabah kahvaltı iyi geliyor bugün yönümüz Bursa.Bugün 600rakımlardan 200lere iniceğiz genelde eğim bizden yana.

G0937605 (990 x 1320).jpg

Yol manzaralar eşliğinde devam ediyor.İnegölden sonra arabalar çoğalıyor..Bursaya Kestel tarafından giriş yapıyorum ikindi vakti oluyor.Hafiften etrafa bakıyorum bir kaç yeri gözüme kestiriyorum.Param oladığı için Saitabad şelalesine gitmekten vazgeçiyorum.Cumalıkızağa gitsem mi gitmesem mi diye düşünüyorum.Bu arada ilerlemeye devam ediyorum.Cumalıkızak sapağına yaklaşırken trafiğin yoğunluğu beni caydırıyor.Geri dönüp gözü kestirdiğim düzlüğe çadır atmaya niyetleniyorum.Hava kapalı.Yarın yağış gösteriyor.Yanda boş benzici var.Bekçisi olduğunu farkediyorum.Gidip konuşuyorum.Çadır atmamım sıkıntı olmıyacağını söylüyor yandaki arsaya tek başına nasıl yapıcan diyor yarın hava kopucak diyor.gülüyorum .karşıdan havlayan bağlı köpeklerin eşliğinde çadırı atıyorum.yemeğin ardından yatıyorum sabah erken kalkmam gerek yağmur 06:00 gibi başlıyacağı yazıyor

8.GÜN

5:30 gibi kalkıp eşyaları toplarken yağmur bastırıyor.Bugün bütün gün yağışlı.

G0947615 (1000 x 750)

Cumalıkızak yoluna giriyorum Şehire yakın ile uzak arası bir yer.Bir kaç dereyle karşılaşıyorum bu arada acayip yağmur yağıyor yokuşu çıkarken zincir atıyor.

21651651 (1000 x 750).jpg

şiddetli yağmurun altında yokuşun ortasında…bisikleti meydanda bırakıp yürüyorum sokaklarda yağmur köye güzel bir hava katmış.

G1047858 (1000 x 750).jpg

Bursa merkeze gidiyorum.

G1067871 (1000 x 750).jpg

Bursaya 3. gelişim öncekiler Antalyaspor maçlarıydı.Bu gelişimde Bursanın Türbeler deryası olduğunu farkediyorum.Yağmur bütün gün devam edecek.Ayaklarım ısladı bile sabahın erken saatlerinde.

G1107923 (1320 x 990).jpg

Bursada gitttiğim yerlerden hatırladıklarım

Yeşil Türbe,Yıldırım Beyazıt Külliyesi,Emir Sultan,Osman Gazi,Orhan Gazi,Ulu Cami(Gerçekten muazzam bir his katıyor insana)Koza Han,Irgandı Köprüsü

Ga1137959 (1320 x 990).jpg

Kafamda MustafaKemal Paşa ya gidip ertesi sabah Suuçtu şelalesine gitmek vardı ama bu yağmur,rüzgar müsade etmeyecek zaten Saitabad şelalesiyle fire verdik bari bir daha buralara gelmek için bahanem olsun görmediğim onca Türbede var diyerek kendimi avutup yolumu Karacabeye çeviriyorum.Yağmur hep var sağolsun.Karacabeye yaklaşırken  heryerimin ıslaklığı ve paramın bitişi…Abimle görüşüp parayı yatırdığını öğreniyorum yolumu Öğretmenevine çeviriyorum.Çantaları yıkıyorum hertarafı çamur.Uyku tulumu ıslanmış,çadır ıpıslak bu uyduruk brandalar su geçiriyor.101den döner,ekmek,meysuyu cevizli sucuk,bisküvü 12.25.Karacabey Öğretmenevi 50lira pahalı çok pahalı.

9.GÜN

Sabah yağmur yok ama rüzgar hakim.Manyas Kuşcenneti sapığına dönmeden.

IMG_6464 (1013 x 1520).jpg

Benzinciden soda alıyorum 0.75tl. Kuş Cenneti girişini 5tl .

IMG_6465 (1013 x 1520).jpg

Yalnız Kuş cennetinde kimlik karşılığı dürbün veriyorlar

G1188030 (1000 x 750)

 kuleden kuşları gözlemle fırsatı yakalıyorsunuz

IMG_6472 (1013 x 1520)

Müze kısmıda var orda yaşayan hayvan çeşitliliğini gösteriyor.

IMG_6473 (1013 x 1520)

IMG_6477 (1013 x 1520)

 

Kuşları gözlemlemek müthiş en iyi mevsim bahar ayları.

Ayrılıp Biga yoluna yöneliyorum.

G1208174 (1000 x 750).jpg

Bandırmada Hava şehitliğini ziyarete ediyorum geçerken Son kurşun anıtı 2 km tabelasını görüyorum.Gelmişken gideyim mantığıyla gidiyorum ne tabela ne bir şey var oradaki esnafa soruyorum ters cevap veriyorlar.Zaten 4 km gelmişim u yapıp buraya hala devam ediyorum yol ıssızlaşıyor toprak bol delikli bir yere geliyorum baraka var havlayan köpekler az ilerde büyükçe bir çöplük bana Kemerburgaz çöplüğünü hatılatıyor martılar uçuşuyor.Çok uzakta anıt görünüyor .Sinirlenip vazgeçiyorum gitmekten.Adamlar bi düzenleme yapamamışlar..Burası 1 saate yakın vaktimi çaldı saat 2yi geçiyor Bigaya epey yolum var.

G119814000 (1000 x 750)

Deniz kıyısından devam ediyor yol hava kararıyor ışıkları çıkarıyorum.Yokuş çıkarken yanıma gelip 3 köpek epeyce havlıyor bisikletten inip bisikleti siper etme durumunda kalıyorum bir tanesi ısrarla gelmeye devam ediyor.Suskunluğumu bozup köpeğe bağırıyorum.Ciddi söylüyorum köpek acayip tırstı geri döndü.Bigaya varıyorum karanlık bi zamanda.Burası oldukça hareketli 50bin nüfusa rağmen Öğretmenevine 45Tl.3tl çiğköfte ayran bu mekanda yedğim ilk yemek oluyor.6lira yoğurt bisküviler market.Öğretmenevine dönüp makarna yoğurt yapıyorum.

10.GÜN Çanakkale

Sabah uyuya kalıyorum 9da kalkıyorum.kahvaltıya koşuyorum direk.

IMG_6512 (1013 x 1520)

Sonra yola koyuluyorum.bugün Geliboluda kalmayı planlıyorum.

IMG_6523 (1152 x 768)

Çardağa varınca Çanakkalede kalmaya niyetleniyorum.Feribot a para vermeden geçiyorum sağolsunlar.Önce Geliboluyu geziyorum.

IMG_6531 (1013 x 1520)

Ardından Eceabata geçiyorum tam bu sırada hava kararıyor bir ara abartısız 10üstü köpek tüm cephemi çevreleyip havlıyolardı. sonra 3,4 tane ilerde.Artık işin erbabı olduk sayılır.Feribota 3tl veip Çanakkale geçiyorum 9liraya ayran et döner yiyorum.2gün için 61lira hostele veriyorum 1liraya su alıyorum.Meydandaki büfeden 3Liraya orta boy salep alıyorum.

11.Gün Gelibolu Yarım Adası Milli Park

G1268215 (1000 x 750)

Sabah 3liraya 2poğaça1simit alıyorum 3liraferibot.

G1278223 (990 x 1320)

Eceabattan Bigalı köyüne doğru yola koyuluyorum çeşme başında ellerim üşüyünce 3gündür hava gündüz saatlerinde bile 4-5derece dolaylarında oluyor.İlk eldiven takıyorum çeşmede durunca eldivenleri arka yüklüğe koyuyorum.Çeşmede biraz soluklanıyorum hareket edince eldivenler aklımdan çıkıyor çok ilerde farkediyorum birine elveda etmiş olyorum.

IMG_6563 (1013 x 1520)

Bigalı köyü bayraklarla süslenmiş.Dokusu korunmaya çalışılmış.Opet in tarihe saygı projesi altında.Ordan Büyük Anarfata köyünü ve şehitliği ziyaret ediyorum topçu mevzilerini geçip küçük anafarta köyüne varıyorum.Şimdi az bilenen

G1378357 (1000 x 750)

 

Kireçtepe Şehitliğine gideceğim iki yolu var yolum üstündeki yoldan gidersem geldiğim yolu dönme gibi b idrumla karşılaşmıyacağım ilerde orman yolu var tabela filan yok telefonun gprsdan bakıp bu yoldan giriyorum yol dere yatağı gibi ıssız eğimi yükselen bir yol.Yer Yer keçi gübresi görmem içimi rahatlatıyor.

IMG_6579 (1152 x 768)

zaman zaman kornaya basıyorum .Bir ara çalılıkların arkasından garip sesler duyuyorum çıktığım tepeden çoğu yer görünüyor değişik bir kuşa denk geliyorum uçusu çok hızlı garip kanat çırpışı var dikine uçuyor ve büyükçe hemen gözden kayboluyor sesli kanat çırpışı var.Yol çok çatallaşıyor 8km civarı bir yol ilerde Şehitliği görünce çoşkum daha da artıyor.Şehitliğe varınca.buraya varmakla ziyaretime anlamını dahada güçlendiriyorum.İlk dikkatimi çeken bu tabela oluyor.

IMG_6592 (1152 x 768)

Burası sessiz.

G1408376 (1000 x 750).jpg

Burdan sonraki yol çalışması mevcut.Kemikli yazıta varıp .

IMG_6605 (1013 x 1520)

Anzaklardan Conkbayırana çıkıp.Tanıtım merkezine varmak niyetindeyim.tanıtım merkezini ziyaret etmiyorum.57.Alay Conkbayırı

G1498502 (1000 x 750).jpg

.Yazıtların hemen hemen hepsine gidiyorum

IMG_6598 (1152 x 768)

.Abideye biraz ters yoldan varıyorum güneş batmak üzere.Dönüş yolu karınlığa varıcak geçen seneki gibi bu güzel bir his bu arada hava 1 derece filan.Abideye varınca hisler nirvanaya ulaşıyor…

G1578573 (990 x 1320)

Ay ışığı eşliğinde  yol akıyor.

IMG_6617 (1152 x 768)

Eceabattan feribotla 3tlÇanakkaleye geçiyorum.Otogara gidip Kamil Koç bilet alıyorum 90tl çok para yazahanedeki abi sağolsun kahve ısmarlıyor.Acayip üşüdüm kahve hora geçiyor.Dönünce et döner ayran 9tl.Aslında normalde et döner sevmem ağır geliyor iyi yapılana denk gelmediğimiz için.Ama yol boyunca et kokusu özellikle Bursadaki köfte kokuları bu tercih yapmama sebep oluyor.4tlye çiğ köfte ayran alıyorum artık çoştuk.Hostele dönüp duş alıp ardından yatıyorum yarın geç kalkma nihayetindeyim

12.GÜN OTOGAR DÖNÜŞ

otobüs 14:30 Kamil Koçtan arayıp seferin iptal olduğunu söylüyorlar 16:30 yardımcı olabileceklerini söylüyorlar.Bileti aırken bisikletin sıkıntı olup olmayacağını sordum bu arada normal iki bisiklet kontejyanı var.Ama daha fazlası alabilecek imkan genelde mevcut.2tavuk döner 1ayran9tl.Ve otogara gittiktenkısa bir süre sonra 2Manavgat 1İzmir 1de ben 4 bisiklet aynı otobüste oluyoruz.Muavin,Kaptanla konuşuyoruz para istiyorlar iki bisiklet için 100lira.Bu çok ayıp bir fırsatçılık.Parayı 4de bölüyoruz.Bizde biliyoruz makbuz isteyip olayı dallandırıp budaklandırıp ama bu serüvenin sonunda sakinlik içerisinde dönmek niyetindeyiz.12 saat süren otobüs yolculuğu.2Manavgatlı abiyle epey sohbet ediyoruz.Yalnız bu adamlar 4Kişi gelmişler sağlam sponsorları var ama yol bisikletleriyle gelmişler pek rastlanılcak bir olay değil.Değişik çantalar mevcut.Kalıplaşmış zihinleri yıkmak adına iyi bir durum.Yol bisikletiyle tura çıkılmaz şununla gidilmez bununla gidilir gibisinden.

uluslar ve uzaylar arası Antalya otogarından başımdan bir hadise geçiyor.Bisikleti topladım yavaş bir şekilde devam ediyorum meydanda.Güvenlikçi dayı Yavaş yavaş diyor el kol yapıyor yasak yasak diyor bir üslubu var tam dövemlik adama sert yapıyorum len 25 lira öyle bir rahatsı ettiki beni kafam orda hala.Orada güvenlikçi adam uzatsa en sertinden karşılık verrme niyetindeyim.Karşılık tartışıyoruz.Zaten Abidenin oradada dönüşte bisiklet yasak muhabbeti yaptılar.Hadi orda sustuk tartışılacak bir yer değil diye.Ama bu nedir ya.Bu neyin havası dayılar..Velhasıl evdeyiz 

 

HARCANAN PARA

88.85tl    yemek,market

16tl           yola çıkmadan önceki market 

9tl             feribot

5tl             milli park

206tl       öğretmenevi,otel pansiyon(yağmur yüzünden abartım bu kalma                       işini 4gün)

90tl          otobüs

25             bisiklet bagaj parası

—————————-

439.85tl toplam harcanan

 

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: